Orta Vadeli Program Açıklandı, Nanoteknolojide Yeni Bir Şey Yok

10 Ekim’de Resmi Gazete’de 2011-2013 arası uygulanacak “Orta Vadeli Programı Hazırlıkları” açıklandı. Nanoteknoloji ile ilgili sadece bir cümle var (“Alt Sektör Öncelikleri” başlığında):

[…] geleceğe yönelik olarak nanoteknoloji, biyoteknoloji, yeni nesil nükleer teknolojiler ile hidrojen ve yakıt pili teknolojileri, sanayi politikasının öncelik vereceği sektörlerdeki araştırmalar, yerli kaynakların katma değere dönüştürülmesini amaçlayan Ar-Ge faaliyetleri, aşı ve anti-serum başta olmak üzere yaşam kalitesinin yükseltilmesine yönelik sağlık araştırmaları, bilgi ve iletişim teknolojileri ile savunma ve uzay teknolojileri öncelikli alanlar olarak belirlenmiştir. […]

Bu kadar. Türkiye’nin nanoteknoloji politikası, sadece nanoteknolojiyi öncelikli bir alan olarak nitelendirmekten ibaret.

2004′te yazılmış bir nanoteknoloji stratejimiz var (PDF). Geçen 6 yıllık sürede bu rapor ne güncellendi, ne işleyişi kontrol edildi. Bakalım 6 yıl önce hedefler neymiş, neleri gerçekleştirmişiz.

  • Özel olarak nanobilim ve nanoteknoloji araştırmalarına yönelik kapsamlı bir araştırma planımız bulunmamaktadır. Bu planın hazırlanması ve bunun gerektirdiği araştırma altyapısına verilecek destekte geç kalınması halinde, Türkiye bu son fırsatı da kaçıracaktır. (6 yıl geçti hâlâ bu plan yok. Plan olmadan bir hedefe ulaşılabilir mi?)
  • Yetişmiş eleman açığının öncelikle giderilmelidir. (Birkaç üniversite yüksek lisans, doktora programları başlattı. Fakat bu fakülteler planlı açılmıyor. Tamamen üniversitelerin inisiyatifine bırakılmış. 10 yıl sonra kaç tane nanoteknoloji uzmanı lazım, o sayıya ulaşmak için önümüzdeki yıllarda nerelerde kaç tane program açalım hesaplaması yok.)
  • Üniversitelerin, küçük, orta ve büyük ölçekli sanayinin araştırma alt yapısının oluşturulması, yasal
    düzenlemelerle geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gerekir. (Ar-Ge kanunu, teknokentler gibi girişimler yapıldı. Nanoteknolojide çok fazla şirket kurulmadı geçen altı yıl içerisinde.)
  • Araştırma merkezleri artırılmalı ve yaygınlaştırılmalı, sanayi tarafından yapılan veya yönlendirilen araştırmalar teşvik edilmeli ve desteklenmelidir. (Her geçen gün yeni bir araştırma merkezi açılıyor. En son üç tanesi: 1, 2, 3. Fakat verim çok düşük. Ortak bir plan olmadığı için, her araştırma merkezi kendine göre bir şeyler yapmaya çalışıyor. Makale sayısının artması öncelikli hedef.)
  • Teknoparkların yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi, nanoteknolojilerin geliştirilmesi için özellikle önemlidir. (Teknokent sayısı arttı, kurulan nanoteknoloji şirketi sayısı çok çok az.)

Nanofotonik, nanoelektronik, nanomanyetizma ile ilgili hedefler

Temel Araştırma Hedefleri

HEDEF 1: Yarıiletkenlerden (grup IV ve II-VI yerıiletkenleri) oluşan nanoyapıların üretim süreçlerinin anlaşılması. Bu süreçler hakkında fizik, kimya, biyoloji, elektronik ve diğer ilgili alanları kapsayan çok disiplinli araştırma programlarının geliştirilmesi. Üretilen nanoyapıların ölçülmesi ve analiz edilebilmesi için yöntemlerin araştırılması ve geliştirlmesi (2007).

HEDEF 2: Nanoyapılar içeren elektronik, fotonik ve spintronik aygıtların fiziğinin anlaşılması ve araştırılması. Yeni açılımların tespit edilmesi ve öngörülmesi (2010).

(Bu üretim süreçleri anlaşıldı mı? Nasıl anlayacağız bu süreçlerin anlaşıldığını? Türkiye’de kimler bu konular üzerinde çalışıyor? 2010 yılı bitiyor, yeni açılımlar tespit edildi mi? Hiçbir fikrimiz yok.)

Uygulamalı ve Sınai Araştırma Hedefleri

HEDEF 1: Nanoyapılar içeren Light Emitting Diode (LED), lazer ve dedektör prototipinin üretilmesi ve üretim metodolojisinin geliştirilmesi (2008). (Yapıldı mı? Kimler bu konuda çalışıyordu?)

Sınai Geliştirme

HEDEF 1: Nanoyapılar içeren ilk özgün LED, lazer ve nanodedektör üretiminin gerçekleştirilmesi (2010). (Türkiye’de özgün nanoyapılı LED üreten bir şirket var mı?)

Bu sadece bir alt dalla ilgili hedefler. Diğer alanlarda da benzer hedefler var, hepsini burada yazmaya gerek yok. Ortak nokta: hedefler konmuş ama o hedeflere nasıl ulaşılacağı belirtilmemiş.

Geri kalanlar en çok dikkatimi çekenler de şunlar:

  • Ulusal Nanokarakterizasyon Merkezinin kurulması (2007)
  • Ulusal Nanolitografi Merkezinin kurulması (2007)
  • Taramalı Uç Mikroskoplarının Geliştirilmesi, atomik manipülasyonun oda sıcaklığında daha
    kontrollü yapılabilmesi (2010)
  • Paralel elektron demet litografi kullanarak 10 nm boyutlarında nanoyapılar içeren tümleşik
    entegre develerin üretimi (2010)

Özet

Türkiye elindeki fırsatları değerlendiremediği için, nanoteknoloji devrimini kaçırmıştır. Eğer bu konuda bir şeyler yapmak istiyorsa, önce bu konudaki planını hazırlamalı ve düzenli olarak bu planı denetlemelidir. Artık çok çok daha hummalı bir çalışma yapmalıdır. Geçen altı yıla, gündeme bakınca, bunun gerçekleşmesinin çok zor olduğunu düşünüyorum.

Bundan sonra eğer birisi “Türkiye daha bu devrimi kaçırmadı.” der ise, lütfen ona bu yazıyı gösterin.

İlgili yazılar

Comments

comments

1 Star2 Stars345 (No Ratings Yet)
Loading...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Scroll To Top