Ormanın Arkasında – Hayri Dev Belgeseli Dev çobanın Dev Müziği

Hayri Dev Kıran dağlarının çam ormanlarıyla kaplı 1500 metre yüksekliğinde sıcak insanların yaşadığı bir Yörük köyü olan Gökçeyaka’da 1933 yılında hayata ayak basar.
Yazları yaylaya taşınan Hayri Dev yörede ‘Koca Usta’ olarak tanınır. Hayatını dağlarda çobanlık yaparak yaşamış. Çobanlık yaparken sevdiği komşu kızının kendisine verilmemesi üzerine dağlarda onun hayaliyle belki karşılaşırım umuduyla türküler söyleyip,çalgısını çalar.
Hayri Dev’e göre ‘yarenlik’ hayatın merkezidir. Bundan dolayı’ Tatlı dil, güler yüz daima çalgı ister’ diyerek hayatı özetler hayata bakışı.

Estrumanı üç telli ardıç ağacından yapılı. Dev üç arkadaştırlar. Mehmet Şakir (Akkulak lakaplı), Hasan Yıldırım. Hasan kendi yaşıtı, Akkulak ise 8 yaş onlardan büyük. Birlikte çalıp söylerler. Zmanla bu gelişir. Çevrelerinde öyle tanınırlar ki bütün düğünlere diderler. Gittikleri düğün sayısı 40-50 olur bir yılda. Bu iyi bir gelir kaynağı olur kendileri için. Dev’in oğlu da katılır gruba saz öğrenerek.

Ormanın Arkasında – Hayri Dev Belgeseli | alkislarlayasiyorum.com


Bir tesadüf Fransız müzikolog Jerome Cler ile tanışırlar 1991 yılında. Konu olurlar belgesellere grup olarak. Hayatları doktora tezi olur Jerome Cler için. Yani bizde çoban olan Dev, bir Fransız için doktora olur yükselip profesör olmak için. Amma bu Dev için hayatın değişimi anlamına gelmez. Hayatlarını değiştirmez bu ünleri. Birer emekçi olarak devam ettirirler hayatlarını. Yani onlar ‘kavgadan önce de bahçıvandılar Kartal’da, kavgadan sonra da bahçıvandılar Kartal’da’.şairin dediği gibi.

Büyük usta Talip Özkan, burada da gösterir ustalığını. Çünkü müzikologumuz bağlamaya merak sarar Talip Özkan’dan dolayı. Bağlama dersleri almaya başlar ustamızdan. Türkiye’ye gelir bu vesileyle. Talip Özkan’ın tavsiyesiyle gelir Acıpayam’a, tanışır Hayri Dev ve arkadaşlarıyla.

Usta Osman Tiryaki’den bağlama almaya gelir İstanbul’a 1989 yılında. Acıpayam’a geçer kaymakam Baki Bıyıklı, emekli öğretmen Mehmet Yılmaz, lise öğretmeni Şahin Erdem ile tanışır. Müzik dinletir kaymakam Baki bey. Bu kasetlerden biri köy düğününde kaydedilmiş Hayri Dev’dir. Sorar bunu kimin söylediğini, Hayri dev olduğunu söylerler. Böylece tanışmış olurlar. Her yıl ziyaretine gelir yaz aylarında. Türkiye’deki araştırmaları Cler için içinde ayrı bir yaşam getirir. Etnolojiye yönelir öğretmenliği bırakıp. Araştırmalar yapar Fransız Araştırma Merkezi’de göçmenler üzerinde. Nunterre Üniversitesi Etnoloji Bölümü’nde doktora programına girer.

Çameli’ndeki ‘Akkulak’ Mehmet’i Chateauraux Keman festivalinde sahneye çıkarır. 1992 yılında ise tüm ekibi davet eder. Üç tellisiyle Hayri Dev, oğlu Zafer, kemanıyla ‘Akkulak’ Mehmet, Hasan Yıldırım ve Acıpayamlı Sinan Uslu Porthenay etnik müzik festivalinde ‘Ağızdan Kulaka’ adlı festivale katılırlar. 25 ülkeden topluluk katılır. Aralarında en çok beğenilen ve konuşulan bizim ekip olur. Fransızları büyüler bu saf temiz müzik. Fransız köylüleri onları evlerinde ağırlar ve sohbet ederler.

Çameli ekibi daha sonra Radio France’den davet alırlar ve program yaparlar. 100 saati bulan derleme kayıtı yapar Cler. Ekibin yorumları Radio France’den yayınlanır cd’lerden. Ekip 1996’da Türkiye yayla müzikleri, 1998’de Türkiye Sipsiyle yayla müzikleri, Türkiye yayla kemanı Mehmet şakir yayınlanır. Son albüm ünlü Fransız müzik drgisi Diospason’dan etnik müzik alanında altın plak ödülüalır.

Cler 1998’de Acıpayam yöresinde yapmış olduğu araştırmalarını doktora tezi olarak sunar. Güney Türkiye’de müzik ve köy müzisyenleri tez olarak yayınlar ve dağ köylerinde yaratılan bu boğaz havalarının tüm yöradaki oyun havalarına ezgisel temel oluşturduğunu söyler. İki yıl sonrada bu çalışmalarını bir araya getirerek Actes Sud yayınevinden ‘Müziques de Turkiye’yi yayınlar. Bu çalışması ona Sabrone Üniversitesi’nde müzikoloji bölümünde etnoloji doçenti olma yolunu açar. Burada da çalışmaya başlar. 1999 yılında ise eskieşi yönetmen Gulya Mirzoeva ile birlikte Çameli müzikçilerin hayatını ‘Ormanın Arkasında’ adlı belgesele alır ve hazırlar. Bu film aynı zamanda çeşitli ödüller alır.

Sabrone Üniversitesi Çameli müzikçilerimizi davet eder, bir hafta boyunca müzikologlara Denizli yöresi estrümanları ve müziğini öğretir.

Hayri Dev, oğulları zafer, Bayram ve kemancı arkadaşı Mehmet Şakir Avrupa’da konserler verirler 28 gün boyunca. 1996 yılında Fransa ve Almanya’yı dolaşıp etnik müzik konserleri verirler. Çeşitli festivallerde sahneye çıkarlar.

Zafer Dev bunları bir hayal gibi görür. Jerome’nin köylerine gelmesi onların hayatını değiştirir. Çok yoksul olan bu dev sanatçıların para kazanmasına ve köylerinde kendilerine ev yapmasına vesile olduğunu söyler . Kaybolan müziğimiz onlar sayesinde dirildi ve kaydedildi. Avrupa’da duyuldu der Zafer dev.

On beş yıldır Çameli köylerini ziyaret eden Cler, burada Fransız Cerom abi olarak tanınır. Şimdide öğrencilerini Dev ailesine birkaç haftalığına misafirliğe gönderir.

Hayatını değiştirmeyen Hayri Dev, oğulları ve gelinleriyle birlikte Denizli’ye 115 km uzaktaki köyleri Gökçeyaka’da yaşıyor. Avrupa’daki şöhretine rağmen köyünde beş dönümlük arazisinde buğday, nohut ekip biçerken , bağlaması hep yanında, çalıp söylüyor. Hayri Dev çok ünlü ve paralı sanatçılarımıza meydan okurcasına çalıp söylüyor. ‘Tek dileğim öldükten sonra bu sazın, bu geleneğin sahipsiz kalmaması’ diyor.

Bütün zamanların en iyi üstadı hiç üzülme senin bıraktığın yerden dev sanatın daima var olacaktır. Halka mal ettiğin sanatın hiç unutulmayacaktır. Sanatının önünde saygılarımla eğiliyorum.

Yazan. Mehmet Duman

Comments

comments

1 Star2 Stars345 (No Ratings Yet)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Scroll To Top